image

Özendim; aylarca, yıllarca, günlerce özendim. Adeta bir Sinan Özen’dim. 5-6 saatlik uykuyla fişek gibi olanlara, fazla uyuyunca başının ağrıdığını söyleyenlere, uyuyarak vakit kaybetmek istemiyorum diyenlere özendim. İçten içe de bir uyuzluk besledim; uykusuz yapanları anlamıyor, daha doğrusu anlamak istemiyordum.

Yaklaşık 26 sene boyunca annemden duyduğum her uyku yakarışında ona hep aynı şeyi söyledim; büyüyünce nasılsa uyuyamayacağım anne, bırak şimdi keyfini süreyim.

Oysa ben hiç büyümedim ve uyku isteğimi hiç tüketmedim. Hala bir gözümde yastık, diğer gözümde yorganla dolaşıyorum.

Benim gibi olanları alnından öpüyor, hadi iyi uykular çocuklar diyorum.

mutsuzken kendimi daha da mutsuz edebilme kapasitemin nerelere varabileceğini bilseydiniz şaşardınız. dişim yaklaşık 21 saattir sızım sızım sızlamaya başladığından ötürü suratsızlık denizlerinde yüzüyorum. ve sürekli doktora gideceğim anı, orada neler olabileceğini düşünerek kendimi daha da derinlere batırıyorum. şu küçük kafamın içinde milyonlarca böcek besliyorum da biriniz de çıkıp demiyorsunuz günah yavrum sana diye.
via thisisnthappiness

mutsuzken kendimi daha da mutsuz edebilme kapasitemin nerelere varabileceğini bilseydiniz şaşardınız. dişim yaklaşık 21 saattir sızım sızım sızlamaya başladığından ötürü suratsızlık denizlerinde yüzüyorum. ve sürekli doktora gideceğim anı, orada neler olabileceğini düşünerek kendimi daha da derinlere batırıyorum. şu küçük kafamın içinde milyonlarca böcek besliyorum da biriniz de çıkıp demiyorsunuz günah yavrum sana diye.

via thisisnthappiness

çok yaşa

26 yıllık bir nergis olmaya birkaç ay kala hapşu kelimesinin sözlükte yer aldığını yeni öğrendiğimi, üzülerek ve gizliden gizliye çok güvendiğim dilbilgisi bilgimden bir parça eksilterek itiraf ediyorum. yazık olsun bana.

çok mülayim ve kurallara bağlıyım, kimileri tarafından sıkıcı olarak  bile nitelendirilebilirim. ama benim de canım var, ben de insanım, ben  de asi olabilirim. tuvalet kağıdını klozete atmama uyarılarını asla  dikkate almam, inadına atarım.
bu da böyle pis bi itirafım olsun cümle  aleme.
benim yüzümden taşan tuvaletler olduysa özrü bir borç bilirim sahiplerine.

çok mülayim ve kurallara bağlıyım, kimileri tarafından sıkıcı olarak bile nitelendirilebilirim. ama benim de canım var, ben de insanım, ben de asi olabilirim. tuvalet kağıdını klozete atmama uyarılarını asla dikkate almam, inadına atarım.

bu da böyle pis bi itirafım olsun cümle aleme. benim yüzümden taşan tuvaletler olduysa özrü bir borç bilirim sahiplerine.
Tam 7 yıl 10 ay 14 gün önce Sex and The City’nin final bölümünde Carrie’nin Aleksandr Petrovsky’e söylediği şu sözleri hatırlatmak istedim gece gece. Şöyle diyordu biricik Carrie’ciğimiz:

"I am someone who is looking for love. Real love. Ridiculous, inconvenient, consuming, can’t-live-without-each-other love. "

Hemen birkaç dakika sonrasında da  Big’le kavuşup gözlerimizi sulandıran dakikalar yaşatıyordu bizlere. 2874 günün ardından tekrar hatırlatmak istedim ben de işte. Kim olduğumuzu ve ne istediğimizi bilelim istedim öyle kendimce.

Tam 7 yıl 10 ay 14 gün önce Sex and The City’nin final bölümünde Carrie’nin Aleksandr Petrovsky’e söylediği şu sözleri hatırlatmak istedim gece gece. Şöyle diyordu biricik Carrie’ciğimiz:

"I am someone who is looking for love. Real love. Ridiculous, inconvenient, consuming, can’t-live-without-each-other love. "

Hemen birkaç dakika sonrasında da Big’le kavuşup gözlerimizi sulandıran dakikalar yaşatıyordu bizlere. 2874 günün ardından tekrar hatırlatmak istedim ben de işte. Kim olduğumuzu ve ne istediğimizi bilelim istedim öyle kendimce.

slip (tdk onaylıymış çok sevindim)

manyaklık derecenizi sınamak istiyorsanız sizi düelloya davet ediyorum.

soruyorum:

bir insan evladı kredi kartı sliplerini maksimum kaç gün, ay, yıl saklayabilir?

cevap veriyorum:

ay veremiyorum, utanıyorum.

ben birkaç diyeyim, birkaçın hangi sayıya tekabül edeceği ve zaman dilimlerinden hangisini seçeceğiniz sizin hayal gücünüze kalsın.

(e kesin bilgi vermeyince bu bir düello olmaktan çıkmadı mı şimdi yani nergisciğim?)

yaklaşık 20 yıldır süren araştırmalarım sonucu ıssız adaya düşersem yanıma alacağım üç şeyden birinin ne olduğuna kesin karar vermiş bulunmaktayım: saç kremi. diğer ikisinin ne olacağıyla ilgili çalışmalarım hala devam etmekte, kesin bir karar vermeden olasılıkları buradan açıklayıp sizleri yanıltmak istemem tabii ki.

yaklaşık 20 yıldır süren araştırmalarım sonucu ıssız adaya düşersem yanıma alacağım üç şeyden birinin ne olduğuna kesin karar vermiş bulunmaktayım: saç kremi. diğer ikisinin ne olacağıyla ilgili çalışmalarım hala devam etmekte, kesin bir karar vermeden olasılıkları buradan açıklayıp sizleri yanıltmak istemem tabii ki.

şiddet yanlısı bir insan olup olmadığıma karar veremiyorum. çok barışcıl, sevgi dolu, canısı bir insan gibi gözüksem de bazılarının bazı zamanlar en azından bir tokadı gerçekten hak ettiğine inanıyorum. peki ben atıyor muyum? hayır! niçin? bence şiddet kişiye özel olmalıdır. benim şiddetim şekersiz çay içen birinin çayına sekiz şeker atarak bunu ona zorla içirmek olmalıdır. benim şiddetim bir saat içinde toplantısına yetişmek zorunda olan birini düz vites arabayla dört saat trafikte bırakmak olmalıdır. ayağının her santimetresini vuran bir ayakkkabıyla trekkinge gitmeye zorlamak olmalıdır. etrafta binlerce çeşit nahoş kokunun bulunduğu bir toplu taşıma aracıyla üç saat seyahat ettirmek olmalıdır. öyle işte yani.
via karadeligedustum

şiddet yanlısı bir insan olup olmadığıma karar veremiyorum. çok barışcıl, sevgi dolu, canısı bir insan gibi gözüksem de bazılarının bazı zamanlar en azından bir tokadı gerçekten hak ettiğine inanıyorum. peki ben atıyor muyum? hayır! niçin? bence şiddet kişiye özel olmalıdır. benim şiddetim şekersiz çay içen birinin çayına sekiz şeker atarak bunu ona zorla içirmek olmalıdır. benim şiddetim bir saat içinde toplantısına yetişmek zorunda olan birini düz vites arabayla dört saat trafikte bırakmak olmalıdır. ayağının her santimetresini vuran bir ayakkkabıyla trekkinge gitmeye zorlamak olmalıdır. etrafta binlerce çeşit nahoş kokunun bulunduğu bir toplu taşıma aracıyla üç saat seyahat ettirmek olmalıdır. öyle işte yani.

via karadeligedustum

ctrl+c, ctrl+v ve ctrl+f kombinasyonları hayatımızda olmasaydı halimiz nice olurdu hiç düşündünüz mü? siz hiç zahmet etmeyin, ben düşündüm. düşüncesi bile dayanılmazdı, hemen tövbe tövbe dedim düşüncemi geri aldım.

ctrl+c, ctrl+v ve ctrl+f kombinasyonları hayatımızda olmasaydı halimiz nice olurdu hiç düşündünüz mü? siz hiç zahmet etmeyin, ben düşündüm. düşüncesi bile dayanılmazdı, hemen tövbe tövbe dedim düşüncemi geri aldım.

çantamdaki peçete ve ıslak mendilleri gün içinde pislenen ellerimi veya akan burnumu silmek için taşıdığımı mı sanıyorsunuz? yanılıyorsunuz. şimdi affınıza sığınarak çok tiksinç olacağım ama bunun nedenini açıklamak zorundayım. madem konuyu açtım kapamak zorundayım.
toplu taşıma araçlarının camlarındaki kafa izleri.
tiksiniyorum, tiksinmeden edemiyorum, tiksintisiz bir yolculuk geçirmek istiyorum. çevremdeki garipseyen bakışlara aldırmadan çantamdan çıkardığım ıslak mendille önce camı temizliyorum, ardından da kuruluyorum. sonra da görevimi başarıyla yerine getirmenin verdiği mutlulukla yolculuğuma devam ediyorum. bu arada pis peçete çöplerini de çantama koyduğumu sanmayın aman ha, akşam otobüsü temizleyecek olan şöfor amcadan içimden özür dileyip gayet koltuğun kenarına sıkıştırıyorum. o kadarını da düşünemeyeceğim artık.

çantamdaki peçete ve ıslak mendilleri gün içinde pislenen ellerimi veya akan burnumu silmek için taşıdığımı mı sanıyorsunuz? yanılıyorsunuz. şimdi affınıza sığınarak çok tiksinç olacağım ama bunun nedenini açıklamak zorundayım. madem konuyu açtım kapamak zorundayım.

toplu taşıma araçlarının camlarındaki kafa izleri.

tiksiniyorum, tiksinmeden edemiyorum, tiksintisiz bir yolculuk geçirmek istiyorum. çevremdeki garipseyen bakışlara aldırmadan çantamdan çıkardığım ıslak mendille önce camı temizliyorum, ardından da kuruluyorum. sonra da görevimi başarıyla yerine getirmenin verdiği mutlulukla yolculuğuma devam ediyorum. bu arada pis peçete çöplerini de çantama koyduğumu sanmayın aman ha, akşam otobüsü temizleyecek olan şöfor amcadan içimden özür dileyip gayet koltuğun kenarına sıkıştırıyorum. o kadarını da düşünemeyeceğim artık.

Ben de istemez miydim sualtı dünyasının bizlere sunduğu binlerce sürprizi keşfetmeyi? Ben de istemez miydim çıktığım tekne turlarında gözüme deniz gözlüğümü takıp denizin dibine dibine doğru gidip balıkları takip etmeyi? Ben de istemez miydim kızgın kumlardan derin sulara sahildeki iskelenin merdivenlerini kullanarak değil de balıklama atlayarak girmeyi?
Cevap veriyorum: 
İstemezdim.
via ibick

Ben de istemez miydim sualtı dünyasının bizlere sunduğu binlerce sürprizi keşfetmeyi? Ben de istemez miydim çıktığım tekne turlarında gözüme deniz gözlüğümü takıp denizin dibine dibine doğru gidip balıkları takip etmeyi? Ben de istemez miydim kızgın kumlardan derin sulara sahildeki iskelenin merdivenlerini kullanarak değil de balıklama atlayarak girmeyi?

Cevap veriyorum:

İstemezdim.

via ibick